404 Not Found

404

Not Found

The resource requested could not be found on this server!


Proudly powered by LiteSpeed Web Server

Please be advised that LiteSpeed Technologies Inc. is not a web hosting company and, as such, has no control over content found on this site.

İpuçları-2

"Restaurant, seyahat, mutfak ipuçları, çocuklu hayat ve çok daha fazlasına dair Ece'den günlük notlar."

Mekan Önerisi: Kruvasan Nişantaşı

Nişantaşındaki Kruton Bistro’nun yanındaki kardeşi minicik Kruvasan, kahvaltısı, tatlıları ve enfes kahveleri ile dikkat çekse de bence en can alıcı noktası Kruvasan’ında! Adını aldığı ürünün tam anlamıyla hakkını veren bu mekan şuana dek İstanbul’da yediğim en iyi kruvasanı yapmayı başarmış. Doğru yükselmiş, dışı çıtır çıtır ve altın renginde, içi ise yumuşacık ve olması gerektiği gibi gözeneklere sahip. Olmazsa olmaz tereyağı ise buram buram mis gibi kokuyor. Kruvasanın yanında servis edilen yarım parça ev yapımı mandalina reçeli ise tereyağ kokusu ile muhteşem bir uyum yakalıyor. Aynı hamurun ortasına çikolata eklenerek farklı şekilde kesilerek, sarılan ‘Pain au chocolate’ veya badem ezmesi ile yapılan versiyonu da denemeye değer.
Her daim fırından çıktığı gibi azıcık dinlenip servis edildiğinde veya en fazla 1 saat beklemiş olanı makbul olduğundan, ben her gidişimde ne zaman çıktığını soruyorum. Çünkü bolca tereyağı yemeyi göze alacaksam ,taze olması şart. Çıtır çıtır kruvasan ve mandalina reçeli yanına ise bir kaç parça eskitilmiş cheddar peynirlerinden (eski kaşar yokmuş) istiyorum. Bu mükemmele yaklaşmış lezzeti tüm kruvasan severlere tavsiye ederim. Yanında çay mı yoksa bir amerikano mu alırsınız orası da size kalmış.

Peynir Tabağı Nasıl Hazırlanır?

Peynir tabağı hazırlarken 8 kişiden fazla değilseniz çok fazla çeşit seçmenize gerek yok. 4 çeşit peynir genellikle yeterli olacaktır. Emmantel, gruyere, gouda, parmigiano reggiano, rokfor, mimolette, manchego ve eski cheddar çeşitleri benim favorilerimden.

Peynir tabağınızı hazırlarken peynirlerin kesim şeklini belirleyen faktör peynirinizin şekli ve tadının yoğunluğudur. Ben emmantel, gruyere, mimolette, manchego ve cheddar gibi peynirleri rahat dilimlendikleri ve orta sertlikte oldukları için şekillerine göre dilimliyorum. Dilimlerken şef bıçağı kullanın ve peyniri keserken bastırarak yavaşça kesin. Hızlı kesmeye çalışmak ve bir anda peynire baskı uygulamak peynir diliminin kırılmasına sebep olacaktır. Parmesanı fazla sert olduğu için küçük kaya parçaları gibi parçalamak ve misafirlerin de kesebilmesi için yanına küçük bir bıçak bırakmak en iyi seçenek. Rokfor çok yumuşak olduğundan bütün halde bırakıp yanına bir sürme bıçağı eklemek gerek. Benim için peynir kadar onlara eşlik edecek malzemeler de önemli. Ceviz badem ve kuru meyveler her zaman en sevilen seçenekler. Siyah üzüm benim taze meyve olarak her zaman tercihim. Bir de tuzlu kraker eklemesi olmalı. Tadı çok baskın olmayanlar tercihim.

Bu ek malzemeler hem peynirden peynire geçiş yaparken damağınızdaki lezzeti alıyor hem de peynir tuzluluğunu yatıştırmış oluyor. Son olarak görseli yakalamak geliyor. Tercihen doğal görünümlü bir ahşap tahta/tabak seçin. Peynirleri yerleştirirken hem renklerini hem boyutlarını göz önünde tutun. Dilim olanları ve parça olanları karşılıklı ekleyin. Ne çok sıkışık ne de aralıklı yerleştirin. Peynir bıçaklarını peynirlerin altına yerleştirin. Aralarda kalan boşluklara tercihiniz olan kuruyemişi, kuru meyveyi, taze meyveyi ve krakerleri yerleştirin. Eğer tabağı kahvaltı için hazırlıyorsanız minik kaseler de çeri domates, yeşil zeytin ve maydanoz ekleyin.

Hazırladığınız peynir tabağını eğer hemen servis etmeyecekseniz bir kaç kez streç film ile sarıp buzdolabında bekletin. Çok süre bekleyen peynirler sarılmış bile olsa kurumaya başlayacaktır. Servis etmeden önce 10 dakika oda sıcaklığında bekletmek yerken aromalarının daha fazla hissedilmesini sağlayacaktır.

Mekan Önerisi: Etiler Kebapçı

Ben hiç bir mekana ilk açıldığı haftalarda gitmem. Çünkü bu ilk haftalar mekânların alışma dönemleridir ve en iyileri bile büyük hatalar yapabilir. Bu süreci atlattıktan sonra internette hakkında “çok pahalı, “sıradan” bolca “beğenmedim” diye yorum okuduğum Etiler Kebapçı’ya nam-ı diğer Nusret’in Kebapçısına gittim.

Ben Nusret’in etlerini ve burgerini her daim çok beğendim. Sadece şu garsonlara stratejik empoze edilen besleme+öneri+kokteyl seremonisi yüzünden gitmeyi seyrekleştirdim. Ama kebapçı için çok net olacağım.Tam anlamı ile olmuş, yediklerimin hepsi birbirinden iyiydi. Bir kere uykuluk olması beni kalbimden vurdu. Döner, kebapçı döneri kategorisinin çok üstünde, leziz. İçli köfte konusunda her daim burun kıvırırım, hiç biri babaannemin yaptığına yaklaşamaz. Bu açık ara İstanbul’da yediğim en iyi içli! Lahmacun beni hiç etkilemez ama rüya gibi çıtır çıtır bir lahmacun yapmışlar. Adana ve Urfa ise memleketinde yediklerime çok benzer, yağlı ve dolgun. Adana’da yediğim lezzeti aldım. Katmer’in ustası zaten özelmiş, incecik çıtır çıtır ve bol fıstıklı. Katmeri 2 farklı boyda hazırlıyorlar bu sebeple etler fazla kaçtıysa küçük porsiyonu paylaşarak tadına bakabiliyorsunuz.

Mekân ferah, karşılayanlar güler yüzlü, servis akıcı, tuvalette bebek alt açma ünitesi var, kalabalık gruplar için uygun. Fiyatlar için tek diyeceğim evet bir kebapçıya göre yüksek ama Etilerde o sırada hangi restorana gidecekseniz kişi başı aynı ücreti ödeyeceksiniz. Tek notum acilen müzik için profesyonel biri ile çalışmaları devamlı yükselen/alçalan müzik rahatsız ediyor.Bir de pide/ekmek servisi bilerek yapılmıyor. Aslında gece sonunda yediklerime rağmen daha iyi hissettim ama pidesiz de insan bir garip hissediyor. Az da olsa servis edilmeli. 2.sefer gittiğime göre tavsiye ediyorum.

Bütün Enginar Hazırlığı

Bahar demek benim için enginar demek! Sokağın köşesindeki Enginar kamyonu gelmeye başladıysa havalar ısınıyor demektir.

Her ne kadar İstanbul’da enginarın sadece iç kısmı pişirilse de yapraklı haline kesinlikle bir şans verilmeli.Enginarın kendine has lezzeti ancak bu şekilde tamamen alınabiliyor.Özellikle, Ege’de enginar yaprakları ile birlikte sıkça pişiriliyor. Bu yaprak araları genellikle pirinçli zeytinyağlı bir harçla doldurup pişiriliyor.

Ben de Alaçatı Ot Festivalinden aldığım bu ufak enginarları yapraklarıyla pişirmek istedim. Aman hiç denemediyseniz siz siz olun yaprakları yeme mücadelesine girmeyin. Pişen yaprakların uç kısmını ısırıp etli kısmı emerek yemeniz ve lifli kısmı atmanız gerekiyor. Ben de size işin asıl merak edilen bütün enginar hazırlama kısmını anlatmak istiyorum.

Enginarın ufak, körpe ve yaprakları biraz daha açık olanlarını satın alın. İyice yıkayın, kurulayın ve elinizle yaprakların arasını iyice iterek aralayın. Sapını ve en dıştaki sert yapraklarını 1-2 sıra ayıklayın.

2 Enginarın ortasındaki beyaz/mora çalan tüyleri elinizle koparın.

Yaprakların daha şık gözükmesi için uç kısımlarını mutfak makası ile kesin.

Enginarlarınızın iç kısmına bolca limon sıkın ve pişirme hazırlığı yaparken limonlu, tuz eklediğiniz soğuk suda bekletin.

Bu şekilde hazırladığınız enginarlarla, enginar dolması veya benim ‘Misafirlere Özel’ bölümünde tarifini verdiğim gibi Hardal Soslu Bütün Enginar’ı yapabilirsiniz.

Moka Pot İle Kahve Yapımı

Bizim evde çay kadar kahve de pek seviliyor. Eminönü’nden aldığım taze çekilmiş kahve ile yaptığım akşamüstü Türk Kahvesinin tadı her daim bir başka olsa da espresso ile yapılan kahve türevlerinden de vazgeçemiyoruz.

Benim mutfağımda tezgâh üstü aklınıza gelebilecek her türlü mutfak araç gereci ile dopdolu. Bir yanım devamlı kahve makinesi al dese de diğer yanım o koca makineyi nereye koyacaksın diyordu. Eşimin İngiltere’de birlikte okuduğu İtalyan arkadaşının her sabah ilk yaptığı iş kahvesini ocağa koymakmış. Sabahları ortaya çıkan mis gibi koku ve akıldan çıkmayan bu notla birlikte uzaktan da olsa uzun süre moka potlara baktık. Sonunda almaya karar verdik ve sıkışık tezgâhı rahat bırakan moka pot ufacık tefecik boyutu ve taşınırlığı ile imdadımıza koştu.

Moka potla espresso, macchiato veya capuccino yapamıyorsunuz. Elde ettiğiniz kahve espresso ile filtre kahve karışımı bir lezzette oluyor. Ayrıca sıcak sütle karıştırılmış hali de nefis. Kuvvetli bir kahve olduğu için single veya duble espresso boyu hayli hayli yetiyor. Yapım süresi çok kısa ve makinelerin fiyatı, detaylı bir kahve makinesine göre gerçekten çok uygun. Bialetti marka makinenin bildiğim kadarıyla İstanbul’da satılan 3 boyu var. En ufak boy 1-2 porsiyon için orta boy ortalama 4 porsiyon en büyük boydan ise ortalama 6 adet yapılabiliyor. Tabi sonuçta çıkan miktar kahvenin servis bardağına göre değişebiliyor.

Makineyi alırken unutmamanız gereken şey genelde kaç kişilik kahve hazırlayacaksanız makineyi o boyutta almanız. Çünkü kahveden ve lezzetinden tam performans alabilmek için kahve koyulan haznenin tamamen kahve dolu olması gerekiyor. Siz makine boyuna karar verdiğinizde böylece kahveyi hazırlarken bir daha ölçmenize bile gerek kalmıyor. Benim şuan iki boy makinem var, en küçük ve en büyük boy. Küçüğü günlük olarak, büyüğü ise kalabalık gruplar için kullanıyorum. Yapılışını görsellerle de takip edebilirsiniz. Kullandığım kahveyi Eatly’den aldım üzerinde yazana göre Moka Pot için özel çekilmiş bir kahve. Ayrıca yeni nesil kahve dükkânlarından Moka Pot’unuz için kahve alabilirsiniz.

Makinenin üst kapağını çevirerek açın ve kenara ayırın. Alt kısmının süzgeç gibi delikli olan kısmını kaldırın(orası kahveyi koyacağınız yer)Makinenin alt kısmına çıtçıt gibi gözüken çıkıntıya gelene dek oda sıcaklığında su doldurun.

Süzgeçli kısmı tekrar yerine koyun ve tamamen doluncaya dek içerisine kahvenizden ekleyin. Eklediğiniz kahveyi sakın bastırmayın. Üst kapağı tekrar kapatın ve ocağa alın.

Artık işin en keyifli ve deneme yanılma yöntemi ile farklı lezzette kahveler yapabileceğiniz kısmı geliyor. Biz önce orta ateşte pişirmeye başlıyoruz. Kahve ısıyla birlikte yukarı çıkıyor. Yukarı çıkmaya başladığı noktada altını en kısığa alıyoruz.

Kapağını açtığınızda kahvenizin hazır olduğunu görebiliyorsunuz. Hem de toplamda sadece birkaç dakika da!
Bundan sonrasını hepimiz biliyoruz. Hüüüp hüüp… Tüm evi mis kokusuyla saran taptaze kahveyi keyifle içiyoruz. Yanında benim tercihim bademli biscotti veya 1-2 parça Lind’in yüzde 85 kakao oranlı çikolatası.

Ps: İlk defa makineyi kullandığınızda sadece suyla yıkayın ve bir sefer kahve pişirip o kahveyi dökün. Tekrar yıkayın ve kahvenizi pişirin. Gerekmedikçe deterjan kullanmayın,sadece su ile çalkalayın.

Mekan Önerisi: Sırçacı 14

Hafta sonu güne en güzel kahvaltıyla başlanır. Yeniköy’de bulunan Sırçacı 14 gerçekten kahvaltının hakkını veriyor. Pişi, pankek, omletler, menemen, muhlama, sote patates hepsi muhteşem.

Hiç biri öylesine yapılmamış, lezzetleri tam olması gerektiği gibi tadında. Özellikle kahvaltı veren mekânların sıkça düştüğü hazır reçel kullanma hatasına düşmemişler, serpme kahvaltıdaki reçelleri ev yapımı ve çok lezzetli.

Ayrıca kendilerinin hazırladığı taptaze ekmeklerin unu da mekân sahibesinin aile şirketine ait. Her masaya birbirinden farklı giden çay demlikleri kahvaltıya ekstra bir albeni katıyor. Servisi gayet hızlı ve garsonlar güler yüzlü, çocuklu ailelerin de kendini rahat hissedebileceği sıcak bir mekân.

Özellikle kahvaltı sonrası bizim gibi ailecek sahilde yürüyüş yapmayı sevenler için ideal. Rezervasyon yaptırarak gitmeniz yoğun geçen hafta sonu kahvaltılarında yerinizin garanti olmasını sağlayacaktır.

Eğer benim gibi sabah acıktığınızda kahvaltı için hiç bekleyemeyenlerden ve bir an önce kahvaltının tadını çıkarmak isteyenlerdenseniz Sırçacı 14 sizin için doğru tercih.

Balkabağının pratik kullanımı

Kış aylarının vazgeçilmezi olan balkabaklarını önceden hazırlayıp buzlukta saklayarak pratik bir şekilde tariflerinizde kullanabilirsiniz.

1 Öncelikle 7 kalın dilim balkabaklarını kabukları ile birlikte yağlı kâğıt serdiğiniz bir tepsiye dizin. Her iki tarafına da bir fırça yardımı ile zeytinyağı sürün ardından da tuz ve karabiber ekin.2 dal biberiye ve 3 dal taze kekiği elinizle kopartarak gelişi güzel balkabaklarının üzerine yayın. Balkabaklarının üzerini alüminyum folyo ile tamamen kapatın ve önceden ısıtılmış 190-200 derecelik fırında kalınlığına göre yaklaşık 1 saat pişirin. Balkabakları çatal rahatça batacak kıvamda olmalıdır.

2 Balkabağının kabuğunu bıçakla kesin, 2 tanesini salata yapmak için ayırın ve küplere bölün. Küplere bölünmüş balkabakları ile Misafirlere Özel bölümünde yer alan Balkabaklı Elmalı Buğday Salatası tarifini deneyebilirsiniz.
3 Balkabaklarının geri kalanının yine kabuğunu bıçak yardımı ile kesin ve taze otları içerisinden çıkartıp sos haline getirebilmek için rondodan püre kıvamına gelinceye dek geçirin. Eğer balkabağı ile cheesecake veya balkabaklı bir tatlı tarifi hazırlamak isterseniz aynı pişirme işlemini baharatsız yapın.

4 Balkabağı püresini arzu ettiğiniz miktarda buzdolabı poşetlerine porsiyonlayın ve üzerine hazırladığınız tarihi yazın. Bu şekilde buzlukta 3 ay saklayabilirsiniz. Ben en fazla 1 ay saklamayı tercih ediyorum, böylece lezzet kaybı yaşamamış oluyorum. Balkabağını kullanmadan önce buzluk bölümünden buzdolabına çıkartın ve tamamen çözülmesini sağlayın.
Bu püreyle, Sıkıcı Olmayan Ev Yemekleri bölümünde yer alan Adaçaylı Balkabaklı Mafaldine Makarna tarifini deneyebilirsiniz.

Vanilya Çubuğu, Vanilya Tanesi Püresi ve Vanilya Özütünün Kullanım Alanları

Gerçek vanilya benim tatlılarda vazgeçemediğim, en sevdiğim doğal lezzet mucizelerinden biri.

Vanilyayı 3 şekilde doğal haliyle kullanabilirsiniz.

Vanilya çubuğu, vanilyanın en doğal ve en lüks hali. Üretilmesi ve toplanması oldukça zor olduğu için fiyatının tarif başına birim fiyatı oldukça yüksek oluyor, fakat denediğinizde lezzetinin eşi benzeri olmadığını rahatlıkta anlayabilirsiniz.

1 Tariflerde kullanmak için, ortadan ikiye bölüp iç tanelerini bıçağın sırtıyla sıyırıp tamamen eşit dağıldığından emin olun. Yoğun vanilya aromasının ön planda tutulmak istendiği tariflerde tercih edilir. Vanilya çubuğunun iç tanelerini kullandıktan sonra geri kalan kabuğunu bir kavanoz şekerin içerisine gömüp dinlendirip, vanilya aromalı şeker elde edebilirsiniz. Veya hemen çay demlenen demliğinizin üst kısmına kabukları ekleyin ve vanilyalı çayınızın tadını çıkartın.

Bourbon-Madagaskar vanilyası ve Tahiti vanilyası en bilinen iki vanilya türü ikisini de ülkemizde bulmak mümkün değil. Ülkemizde bulunan tüp içerisinde yer alan ve türü belirlenmemiş vanilya çubuklarını büyük marketlerde ve Kapalı Çarşı’da, baharatçılarda bulabilirsiniz. Adet fiyatı 3buçuk TL-12 TL arasında değişmektedir.
Satın aldığınız vanilyaların nemli, dolgun ve parlak olması gerekmektedir. Vanilya çubuklarını kullanmadığınız zaman teker teker streç filme sarın ve buzlukta tutun. Kullanmadan önce oda sıcaklığına getirin. Panna cotta- creme brule, pastacı kreması gibi tarifler vanilya çubuğunun hem tanelerini hem de aromasını ön plana çıkartıyor.

2 Vanilla Bean Paste/Vanilya tanesi macunu: Vanilya çubuğunun iç taneleri ile vanilya özütünün birleştirilmiş halidir ve jöle/pekmez kıvamındadır. Vanilya çubuğunu taze kullanmaktan çok daha pratiktir, aroması daha uzun sürede eskir. Vanilya çubuğuna nazaran tarif başına birim maliyeti daha düşüktür.

Kullanım alanı vanilya çubuğu ile aynıdır. Yoğun vanilya aroması arzulanan tariflerde kullanılır. Ayrıca çörek gibi tariflerde vanilya özütü kıvamı bozar. Vanilya tanesi macunu, vanilya çubuğuna göre kuru tariflerde malzemeye daha eşit yayılır, aynı zamanda vanilya özütüne kıyasla kıvamı bozmamanızı sağlar. Nielsen-Massey Vanilla Bean Paste marka bu üründe en beğendiğim marka. Amazon.com‘da ve Yurtdışında Gurme Maketlerde satılıyor.Fiyatı 12 Dolar civarı.

3  Vanilya özütü: İçerisinde Vanilya tanesi yoktur vanilya çubukları alkolle bekletilir ve aroması bu suya geçer. Üçü arasında asıl tercih sebebi porsiyon başına en uygun birim fiyatlı olmasıdır. Vanilya özütü kullanılan tariflerde ürün piştiğinde alkol uçar aroması kalır.

Vanilya aromasına ikinci bir lezzet profili olarak kullanmak istediğiniz ve baskın olmasını istemediğiniz tariflerde alt lezzet olarak kullanılır. Vanilya özütümde favorim yine Nielsen-Massey marka Bourbon-Madagaskar Vanilla Extract. Aynı şekilde yurt dışında gurme dükkânlarında ve Amazon. com’da online olarak satılıyor.

Eğer isterseniz evde bir bardak kaliteli votka içerisine ortadan ikiye bölünmüş 3-5 adet vanilya çubuğunu koyup ağzı kapalı bir şekilde güneş görmeyen bir yerde 2 ay kadar saklayıp kendi vanilya özütünüzü hazırlayabilirsiniz. Alkollü ürün kullanmıyorsanız yerine kullanacağınız tarifte yarım vanilya çubuğu tercih edebilirsiniz. Vanilya özütünü kek, kurabiye, brownie, pankek gibi tariflerde kullanabilirsiniz. Fiyatı 10 dolar civarı.

Bebek ve çocuklar için pratik derin dondurucu kullanımı

Annem çocukluğumda bana yemek hazırlarken yemeğin içerisine koyacağı eti gidip kasaptan taze olarak alırmış. Ne yazık ki günümüzde yoğun çalışan anneler için bu sadece güzel bir anı olmaktan öteye geçemiyor. Hazırlayacağınız öğünleri pratikleştirmek ve mutfakta kalma sürenizi azaltmak için kasabınıza, bebeğiniz ve çocuğunuz için et hazırlatırken aşağıdaki küçük önerileri takip edip işinizi kolaylaştırabilirsiniz.

1 Kuzu veya dana kıymanızı yağsız olarak iki kez çektirin ve 6.aydan başlayarak 35 gramlık paketler yaptırın. Ben en fazla 15 paket yaptırıyorum. Böylece iki hafta içerisinde bu eti tüketmiş oluyorum. Bebeğiniz büyüdükçe miktarı 40, 45, 50 gram olacak şekilde arttırabilirsiniz. Bebeğinizin ilk ete başlayacağı aya ve porsiyon başına kullanacağınız et miktarına lütfen doktorunuzla birlikte karar verin.

2 Kuzu veya dana kıymanızı porsiyonluk paketlere böldürürken bir pakette aynı kıymadan ayrıca 250 gram kıyma hazırlatın. Bu kıyma ile köfte hazırlayıp yaklaşık 15-18 porsiyon yapın ve üçerli olarak köfteleri paketleyerek buzluk kısmına kaldırın. Böylece elinizin altında ev yapımı anne köftesi her zaman hazır olacak. Köfteleri kullanmadan önce buzluktan buzdolabı kısmına çıkartın ve pişirmeden önce burada buzunun çözülmesini sağlayın.

3 Eğer pirzola hazırlatmak isterseniz dış kısmında kalan yağlı ve çocuklar yerken koparması zor olan kısmı kasabınıza temizletin. İki veya üçerli olarak paketletin. Böylece buzdolabından çıkardığınızda arzu ettiğiniz porsiyon hazır olacaktır. Pişirmeden önce aynı köftede uyguladığınız çözdürme işlemini yapın. Kuzu inciği ve organik tavuğu da kasabınıza porsiyonluk olarak hazırlatıp buzlukta muhafaza edebilirsiniz.

Avokado

Avokado doğru kullanıldığında çok lezzetli ve sağlıklı bir meyve, tam tadında olabilmesi için avokadonun olgun olması gerekir. Tek başına fazla yağlı ve ağır gelebilir, ama bolca limon ve tuzla buluştuğunda lezzeti hiç ummadığınız kadar farklılaşıyor.

Aşağıdaki adımları takip ederek basit bir ön hazırlıkla avokadolarınızı salatalara ekleyebilirsiniz.

1 Avokadoyu elinize alın ve fazla bastırmadan bıçağınızla, ortasındaki çekirdeğe değecek şekilde tam tur meyveyi ortadan ikiye kesin. İkiye ayrılan meyvenin ortasındaki iri kahverengi çekirdeğe bıçağınızla vurun ve içerisinden çıkartın. Eğer avokadonuzun çekirdeği içinden rahatça çıkmıyorsa yeterince olgunlaşmamış demektir.

2 Avokadonun yarısını elinize alın. Bıçağınızla meyvenin kabuğunu kesmeyecek şekilde öncelikle soldan sağa eşit kesikler ardından yukarıdan aşağıya eşit kesikler atın.

3 Bir yemek kaşığı yardımıyla kesmiş olduğunuz avokadonun içini kabuğundan ayırın.

4 Küpler haline getirdiğiniz avokadoların üzerine kararması için hiç vakit kaybetmeden bolca limon sıkın ve ince kaya tuzu serpip salatanızın üzerine ekleyin. Avokado limon sıkmanıza rağmen bir süre sonra kararacaktır. Bu sebeple bu meyveyi kullanmadan hemen önce soyup, hazırlayıp servis etmeniz gerekmektedir.